ANA SAYFA     İLETİŞİM
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
25 Kasım Bildirisi 2015
Paylaş 


 25 Kasım 2015

Türk Psikologlar Derneği

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ ÖNLEMEK ÖNCELİKLE DEVLETİN GÖREVİDİR

Güç ve baskı uygulayarak kadınların bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümüne verilen ad olan kadına yönelik şiddet, Dünyada ve Türkiye’de en yaygın insan hakkı ihlallerinden birisidir.

Bu önemli sorunu 1999 yılında ele alan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla, 25 Kasım tarihini “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” (International Day for the Elimination of Violence against Women) ilan etmiştir.

Kadına yönelik şiddet ciddi sonuçları olan toplumsal bir sorundur

Kadın ile erkek arasında eşit olmayan güç ilişkisinden kaynaklanan bu sorun Türkiye’de de son yıllarda giderek daha yıkıcı boyutlar kazanmaktadır. Kadına yönelik şiddet hem bireyler hem de aile ve toplum geneli açısından ciddi ruhsal sonuçları olan temel bir toplumsal sorundur. 

Şiddet sadece fiziksel değildir

Kız çocukları evlendirilmekte, cinsel istismara uğramakta, öğrenme ve çalışma/üretme hakları engellenmektedir. Özgürce yaşama hakları ellerinden alınmaya çalışılmakta olan kadınlar evlerinde, iş yerlerinde ve sokakta aşağılanmakta, tacize uğramakta, dövülmekte, öldürülmektedirler. Savaşlarda kadınlar savaş nesnesi olarak kullanılmakta, tecavüze uğramakta ve alınıp satılmakta; erkeklerin sindirilmesi ve aşağılanması amacıyla kadın bedeni kullanılmaktadır.

BM verileriyle dünyada kadına yönelik şiddet

BM’ye göre dünya kadınlarının yüzde 70’e yakını hayatlarının bir noktasında en az bir kere şiddet görüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2002 yılı raporlarında belirtilen tahminlere göre ise tüm dünyada 3 kadından 1’i yaşamlarının bir döneminde dövülüyor, cinsel ilişkiye zorlanıyor veya diğer yollarla taciz ediliyor.

Türkiye’de rakamlarla kadına yönelik şiddet

Türkiye'de sadece 2014’ün Ekim ayında 28 kadın ve kız çocuğu öldürüldü, 10 kadına tecavüz edildi, 35 kadın ve kız çocuğuna şiddet uygulandı, 6’sına cinsel tacizde bulunuldu.

2014’ün ilk 10 ayında 235 kadın öldürüldü, 88 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildi, 499 kadına şiddet uygulandı, 75 kadın ve kız çocuğuna cinsel tacizde bulunuldu.

2013 yılında ise 214 kadın öldürülmüş, 167 kadına tecavüz edilmiş, 241 kadına şiddet uygulanmış ve 161 kadına tacizde bulunulmuştu.*

Kadına yönelik şiddet ruh sağlığı boyutları olan toplumsal sorundur.

Şiddete maruz kalan kadın mutsuzluk, umutsuzluk, çaresizlik, güvensizlik, korku gibi duygular yaşamakta, bu durum ise kadının bedensel, ruhsal, cinsel sağlığının bozulmasına neden olmaktadır. Şiddete tanık olan aile bireyleri, çocuklar, komşular da benzer şekilde bu durumdan olumsuz etkilenmektedirler.

TPD olarak devlete çağrımızdır: Kadına yönelik şiddetin önlenmesi devletin görevidir

Türk Psikologlar Derneği olarak; kadına yönelik şiddetin önlenmesi görevini öncelikle devletin sorumluluğu olarak görüyoruz.  Bunun için devlet, kadını sadece ailenin bir parçası olarak değil, tek başına bir birey olarak ele almalı ve kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için tüm kurumlarıyla kalıcı ve sürekliliği olan politikalar geliştirmeli ve hayata geçirmelidir. Bu toplumsal sorunun aşılması için tüm bireyleri de sorumluluk almaya çağırıyor ve herkesi kadına yönelik şiddetin engellenmesinde aktif rol almaya davet ediyoruz.

* Kaynak Bianet

 



Eklenme tarihi : 24.11.2014




 
Üye Girişi
Kullanıcı Adı
 
Şifre
 
Beni Hatırla
 
 
 

 

 

 
 
 
 
 
 
Kitaplarımız
 
 
Bağlantılar
Türk Psikoloji Dergisi
 
Türk Psikoloji Yazıları
 
Türk Psikoloji Bülteni
Türk Psikologlar Derneği © 2012. All rights reserved.
powered by sinaps iletisim